Pembe Pencere Hayali… 

İçimizden uğurlayabildiğimiz her sevgi ve aşk bizi yeni gelecek olan sevgiler için hazırlar.

Bazen çok uzun zaman geçer, bazen ise o kadar uzun zaman geçmeden karşımıza ruhumuzla sevebileceğimiz biri çıkar.

Yine de bunun, hiç bir şekilde zamanlamasının önceden bilinmediğini de biliyoruz.

Bu konularda en son fikir verecek olan insan sanırım benim 

Şaka gibi ama gerçek…

Sevgi ve aşk konularında pek bir başarı sağladığım veya çıtamın yüksek olduğunu söyleyemem. Masum bir kız çocuğu misali aşk ve sevginin tıpkı pembe renkli bir pencereden göründüğü düşüncesinden hala vazgeçemedim. 

Aslında vazgeçtim, sadece vazgeçemediğim aşkın kutsallığı düşüncemdir. Evet, bir tek aşkın hala daha kutsal ve masum olduğu duygularımdan vazgeçmedim. Buna inanıyorum fakat sırf bu masumluk ve kutsallık yüzünden de gönül sesimi henüz açmadım. İstediği kadar kutsal olsun, bana pembe pencereden el sallasan hatta benim aklımı ve kalbimi çelmeye kalksın, yüz fırın ekmek yemesi gerek, Aşk’ın beni tekrar elde edebilmesi için… 

Geçenlerde Okan Bayülgen’in programını izlerken çok güldüm. Eminim bir çok kadının düştüğü durumu anlatıyordu.

Programında konuk olarak bulunan bir sanatçı ile ilgili anısını anlatırken o kadar güzel ifade etmişti ki aşk acısını…

Aşk acısını çok güzel ve komik anlatmıştı…”Ben bu kızı boyle bilmezdim, diyor akıllı, eğitimli bir kız ama meğer kadınların bir kısmı birisinden hoşlanınca salağa bağlanıyorlarmış”… diye bir anlatması var muhteşem…

Hiç farketmiyor, ne kadar akıllı ve eğitimli olmanın önemi…

Günün sonunda bir kısım kadın aynen Okan Bayülgen’in de dediği gibi sudan çıkmış balık gibi oluyor, “salağa bağlanıyorlarmış” demesi de bunu ifade etmek için…

Peki sadece kadınlar mı böyle?

Bu da benim merak ettiğim bir konu, merak ettiğim çoğu diğer konular gibi.

Erkekler nasıl hissediyor bir kadından hoşlandığı zaman, onlar da mı salağa bağlanıyor yoksa “burnumuzdan kıl aldırmayız” ayaklarına mı yatıyorlar

Ne zaman geleceği belli olmayan, öylece, hazır olda durup beklemeyen, biraz çabayla biraz aşkla

korkak olmadan, cesurca ve gözü kara bir şekilde aşkınızı karşılayın.

Aslında, itiraf etmesek bile bizi hiç bir boşluk bırakmadan sevecek bir insanı ararız.

Hepimizin de içinde, sevgi arayan bir çocuk var. Adı konulmamış zaman dilimleri var yüreğimde. 

Akşam üstü, kızıl bir soğukta bekliyorum gelmeni ve beni kocaman sarmanı…

Özlediğim aşk ve sana ait olan her şeyle bana pembe pencereli evden el sallamana da ayrıca bayılıyorum.

No responses yet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir