Geçenlerde bir makele okurken dikkatimi çekti, ilişkilerdeki insanların ruh halleriyle ilgili olarak…

Bir çok insan güvenli bir şekilde ilişkiye girdiği insana bağlanabiliyor.

Bazılarımız ise saplantılı kaygılı bir bağlanma, bunu kayıtsız kaçıngan bağlanma ve korkulu kaçıngan bağlanma takip ediyormuş…

Böyle makakeleri okuduğum enderdir. Ancak bilindik ve kaynağı sağlam olanlara göz atmayı severim.

Genelde her aklına gelen birşey yazdığından böyle yazıların uzman kişilerce ve iyice araştırılp okunduktan sonra yazılmasını doğru buluyorum.

Bu yazılar bizi ister istemez kendimizle ilgili olarak içsel bir yolculuğa çıkarır.

Güvenli bağlanma halini yaşayanların ruh hali nedir bilemem,

Bu okuduklarımdan kendime yakın bulduğum kayıtsız kaçıngan bağlanma olmuştur.

Sizi bilmem ama ben bazen okuduklarımda kendimle ilgili bir şey bulmuşsam bunu ilk önce red ederim. Fakat daha sonra kabullenirim. 

Bu da aynı öyle birşeydi…   

Bu tür insanlar yakın duygusal ilişkiler olmadan kendilerini daha rahat hissederlermiş. Özgürlüklerine, bağımsızlıklarına, kendi kendilerine yetebilmeleri, başkalarına bağımlı olmamak ve başkalarının da onlara bağımlı olmaması önemliymiş.

Bu bağımsızlık isteği, çoğu zaman onların yakın duygusal ilişkilere girmekten ve bağlanmaktan kaçınmalarına sebep olduğu da yazıyor. Bu kişilerin de partnerinden daha az derecede yakınlık isterler.

Aslında hislerini sakladıkları yapılan araştırmalarla anlaşılmış. Bu bireylerin reddedilme korkusunu ve durumunu yaşamamak için kendilerini çevresindekilere yaklaştırmadığını ve yakın ilişkilere girmekten kaçındıklarını yazıyor…  

Bu okuduklarım bana hemen hemen yaşadığım durumu açıkladı.

Bir de her nedense kendimizi genel olarak aynı ilişki çemberinin içine koyuyoruz, bilmem farkında mısınız…

Yazıya göre bunun nedeni kişinin kendi hikayesinin sonunu farklı yazma isteği ve geçmişte yaşadığı duygularla hellaleşme arzusu ve dürtüsüymüş. Eskiden aynı durum içerisinde sağlayamadığı kontolü sağlama ve bu sefer bu döngüye son verebilme çabası içerisindeymiş. 

Uzman psikolog Çiğdem Yumbul’a bu bilgiler için teşekkür ederiz.  

No responses yet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir